Skip to content Skip to footer

İşveren Rehberi

Bu rehber, bir işveren olarak işçilik alacakları ve tazminat yükümlülükleri altında kalmamanız, hukuki riskleri en aza indirmeniz ve yasalara tam uyum sağlamanız amacıyla, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SGK) Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki hükümler ile Yargıtay içtihatları çerçevesinde hazırlanmıştır.

İş Hukuku, işçiyi koruyan bir hukuk dalı olarak kabul edilir ve bu nedenle işverenin yükümlülükleri oldukça geniştir. İşverenin mali güçlükleri veya bilgi eksikliği, gerekli önlemleri almaktan kaçınmak için bir gerekçe teşkil edemez.

I. Sosyal Güvenlik Yükümlülükleri ve İdari Cezalardan Kaçınma

SGK mevzuatına uyum, işverenin en temel yükümlülüğüdür ve uyumsuzluk, yüksek idari para cezaları ile birlikte milyonlarca liraya varabilen rücu (geri ödeme) riski doğurur.

 

A. Bildirim ve Tescil Yükümlülükleri (Yapılması Gerekenler)

Yükümlülük

Detay ve Yasal Süre

İhlal Durumundaki Başlıca Risk

İşyeri Tescili

İşçi çalıştırmaya başlandığı tarihte en geç Kuruma verilmelidir. Şirket kuruluşu aşamasında ticaret sicil memurluklarına yapılan bildirim Kuruma yapılmış sayılır.

Geç verilmesi halinde, bilanço esasına göre defter tutanlar için asgari ücretin 3 katı İPC uygulanır.

Sigortalı İşe Giriş Bildirimi

Çalışanı işe başlatmadan en az 1 gün önce e-sigorta kanalıyla Kuruma bildirim yapılmalıdır. İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde en geç çalışmaya başlatıldığı gün bildirim yapılabilir.

Süresinde yapılmayan her bir sigortalı için asgari ücret tutarında İPC uygulanır. Kurum tespit ederse ceza 2 katına çıkar.

Sigortalı İşten Ayrılış Bildirimi

Hizmet akdinin sona erdiği tarihi takip eden 10 gün içinde e-sigorta yoluyla bildirim yapılmalıdır.

Süresi içinde yapılmayan her bir sigortalı için asgari ücretin onda biri tutarında İPC uygulanır.

Aylık Prim ve Hizmet Belgesi (APHB/MPHB)

Özel sektör işyerleri için ait olduğu ayı takip eden ayın en geç 23’üne (2020 sonrası Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi (MPHB) için 26’sına) kadar elektronik ortamda verilmelidir. Resmi nitelikteki işyerleri için ise en geç dönemi izleyen takvim ayının 7’sinde verilmelidir.

Süresinde verilmezse, her bir fiil için sigortalı sayısı başına asgari ücretin 1/5’i oranında (ek belge ise 1/8’i) İPC uygulanır.

Prim Ödemeleri

Sigorta primleri, en geç ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar Kuruma ödenmelidir.

Süresinde ve tam ödenmezse, ödenmeyen kısma ilk üç aylık sürede her ay için %2 oranında gecikme cezası ve Hazine Müsteşarlığı’nın açıkladığı faizle gecikme zammı uygulanır.

B. Kayıt Dışı ve Hileli İşlemlerden Kaçınma (Yapılmaması Gerekenler)

  • Kayıt Dışı İstihdam: Sigortalı çalıştırmaya başlandığı Kuruma süresi içinde bildirilmezse ve bu durumdan önce iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık halleri meydana gelirse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ve ileride yapılması gereken tüm masraflar ile bağlanan gelirin peşin sermaye değeri tutarı, işverene rücuen ödettirilir. Bu tutarların milyon TL seviyesine ulaşabileceği unutulmamalıdır.
  • Sahte Sigortalı: İşyerinde fiilen çalışmayan kişileri (komşu, akraba, muhasebeci vb.) sigortalı olarak Kuruma bildirmeyin. Bu, Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil eder. Ayrıca Kurum, yersiz yaptığı masrafları (bağladığı gelir, aylık, sağlık masrafları) işverenden talep eder ve kayıt geçersizliği cezası uygular.
  • Kayıtların Geçersizliği: Kuruma bildirilen sigortalı sayısı, gün ve ücret bilgileri, işyeri defter, kayıt ve belgeleriyle mutabık olmalıdır. Kanuni tasdik süresi geçtikten sonra tasdik edilen defterler, işçilik giderleri işlenmemiş defterler veya prime esas kazancın kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usulsüz tutulmuş defterler geçersiz sayılır. Bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her takvim ayı için aylık asgari ücretin yarısı tutarında İPC uygulanır.
  • Ücret Tediye Bordroları: Aylık ücret tediye bordrosunda işyerinin sicil numarası, ilgili ay, sigortalının adı-soyadı, SGK sicil numarası, ödenen gün sayısı, ücreti, ödeme tutarı ve (banka kanalı hariç) imza bulunmalıdır. Bu unsurlardan herhangi birini içermeyen her bir bordro için aylık asgari ücretin yarısı tutarında İPC uygulanır.

II. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Yükümlülükleri

İşveren, çalışanların sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, işverenin akdi sorumluluğunun temelini oluşturur.

A. Önleyici Tedbirler ve Organizasyon

Yükümlülük

Yapılması Gerekenler

İhlal Durumundaki Başlıca Risk

Risk Değerlendirmesi

İşyerindeki potansiyel tehlikeleri ve bunlardan kaynaklanan riskleri belirlemek, analiz etmek ve kontrol altına almak için risk değerlendirmesi yapın veya yaptırın. Bu, atılması gereken ilk ve en önemli adımdır.

Risk değerlendirmesi yapılmaması veya yaptırılmaması halinde 2025 yılı için 10-49 çalışanı olan tehlikeli sınıftaki işyerleri için ilk tespitte 79.783 TL ve aykırılığın devam ettiği her ay için 119.637 TL (Az tehlikeli için 53.172 TL ve her ay 79.783 TL) İPC uygulanır.

İSG Profesyonelleri

İşyerinizin tehlike sınıfına uygun İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi görevlendirin. 31 Aralık 2024 itibarıyla 50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri ve kamu kurumları da bu zorunluluğa tabidir.

Kanunda belirlenen nitelikte İGU veya İşyeri Hekimi görevlendirilmemesi halinde 2025 yılı için her bir kişi ve aykırılığın devam ettiği her ay için 88.663 TL İPC uygulanır.

OSGB/İGU Yönetimi

OSGB’den hizmet almak işverenin yasal sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İSG profesyonellerinin tespit ve yazılı olarak bildirdiği tedbirleri yerine getirme sorumluluğu işverene aittir.

İşverenin, İSG profesyoneli tarafından yazılı bildirilen tedbirleri yerine getirmemesi durumunda, yerine getirilmeyen her bir tedbir için ayrı ayrı 17.686 TL (2025) İPC uygulanır.

Sağlık Gözetimi

Çalışanları sağlık risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutun ve gerekli sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlayın. Tüm maliyetler işverence karşılanır. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde sağlık raporu olmadan işçi başlatmayın.

Sağlık gözetimine tabi tutulmayan her çalışan için 17.686 TL (2025) İPC uygulanır. Sağlık raporu olmayan her çalışan için 17.686 TL (2025) İPC uygulanır.

Eğitim ve Bilgilendirme

Çalışanlara işyerindeki riskler, koruyucu tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konularında eğitim verin. Verilen eğitimlerin maliyeti çalışana yansıtılamaz, eğitim süreleri çalışma süresinden sayılır.

İSG eğitim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde, her bir çalışan için 7.156 TL (2025) İPC uygulanır.

İş Kazası/Meslek Hastalığı Bildirimi

İş kazalarını, kazadan sonraki 3 iş günü içinde SGK’ya bildirin. Meslek hastalıklarını ise öğrenildiği tarihten itibaren 3 iş günü içinde bildirin.

İş kazası ve meslek hastalığını yasal sürede SGK’ya bildirmemek 2025 yılı için 35.416 TL İPC gerektirir.

KKD Temini

Çalışanlara standartlara uygun ve CE işaretli kişisel koruyucu donanım temin edilmelidir.

Kişisel koruyucu donanım temin etmemek halinde, çalışan başına 7.156 TL (2025) İPC uygulanır.

B. İSG ve İşverenin Kusuru

İş kazası meydana geldiğinde işverenin sorumluluğu her şeyden önce akdi bir sorumluluk esasına dayanır. İşveren, mevzuatta yazılı kurallara ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere uygun olan her türlü tedbiri almakla yükümlüdür.

  • Kusurun Objektifleştirilmesi: İşverenin kusurlu davranıp davranmadığı, kişisel özellikleri değil, aynı durum ve koşullar altında bulunan dikkatli, makul ve sorumluluk sahibi bir ‘model işverenin’ davranışı esas alınarak belirlenir.
  • İlliyet Bağının Kesilmesi: İşverenin sorumluluktan kurtulması için illiyet bağının (nedensellik ilişkisinin) mücbir sebep, zarar görenin (işçinin) veya üçüncü kişinin ağır kusuru nedenleriyle kesildiğini ispat etmesi gerekir.
  • Kaçınılmazlık İlkesi: Kaçınılmazlık, mevcut bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen iş kazasının/meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşveren gerekli herhangi bir önlemi almamışsa olayın kaçınılmazlığından söz edilemez.

III. İşçilik Alacakları ve Tazminat Sorumluluğundan Kaçınma

İşverenler, İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediklerinde tazminat ve alacak davaları ile karşı karşıya kalır.

A. Ücret ve Alacak Yönetimi

  • Ücret Ödeme: İşçinin ücreti, prim, ikramiye ve her çeşit istihkakı kural olarak Türk parası ile işyerinde veya özel bir banka hesabına ödenir.
  • Ücret Hesap Pusulası: İşverenin, ödemenin günü ve dönemini, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi eklemeleri, vergi, sigorta primi, avans mahsubu gibi kesintileri ayrı ayrı gösteren imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusulayı (bordro) işçiye vermesi zorunludur.
  • Gerçek Ücretin Tespiti: Yargıtay kararlarına göre, daha az prim ödemek amacıyla bordrolarda düşük gösterilen ücretin harcırah, yolluk, saha primi, ek ödeme gibi farklı isimler altındaki ödemelerle tamamlandığının tespiti halinde, bu miktarların tamamı işçinin gerçek (brüt) ücreti olarak kabul edilir. İşçinin yaptığı iş, kıdemi, bordro ve emsal ücret araştırması dikkate alınarak gerçek ücret tespit edilmelidir.
  • Zamanaşımı Süreleri: 
    • Ücret alacakları için zamanaşımı süresi beş yıldır.
    • Kıdem tazminatı için zamanaşımı süresi beş yıldır.
    • Yıllık izin ücreti alacağında zamanaşımı süresi iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar ve beş yıldır.
  • Yıllık Ücretli İzin: İşyerinde en az bir yıl çalışmış işçilere (deneme süresi dahil) yıllık ücretli izin verilmelidir. İşçi bu haktan vazgeçemez. Yıllık izin sürelerine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. İş sözleşmesinin sona ermesi halinde, hak kazanılıp da kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir.
  • İbra Sözleşmesi: İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin (yeni düzenlemeye göre) yazılı olması ve sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması gibi şartları taşıması gerekir. Açık oransızlık (göze çarpan aşırı fark) bulunan ibranameler makbuz hükmündedir.

B. Fesih ve Hukuki Prosedürler

 

  • Fesih Bildirimi Usulü: 4857 sayılı İş Kanunu’nda (İK m. 109) öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında veya işçinin yazılı kabulü şartıyla KEP hesabı üzerinden yapılması gerekir. İş sözleşmesinin feshi sonucu doğuracak bildirimler her halde yazılı yapılır. Yazılı bildirim imzalanmazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilmelidir.
  • Savunma Hakkı: İşverenin, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmeden önce işçinin savunmasını alması zorunludur. Savunma alınması, fesih prosedürünün geçerlilik koşuludur. (Ancak İK m. 25/II’deki ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haklı fesih halleri için savunma zorunluluğu yoktur.)
  • Haklı Fesih Süresi: Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haklı fesih hallerinde, fesih yetkisi olayın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü içinde kullanılmalıdır; aksi halde fesih yetkisi sona erer. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve hâkim tarafından resen dikkate alınır.
  • Haklı Fesih Sonuçları: İşveren, İK m. 25/II’de belirtilen ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı haller nedeniyle fesih yaparsa, işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Ancak, sağlık sebepleri veya zorlayıcı sebeplerle fesih yaparsa, işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
  • Geçerli Fesihte Eşit Davranma: İş güvencesi kapsamında (30 veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde 6 aydan fazla kıdemi olan) işçilerin sözleşmesi, işletme gerekleri nedeniyle feshedildiğinde, işveren aynı durumdaki işçiler arasında keyfi ayrım yapmamalı, sosyal seçim kriterlerini (kıdem, yaş, eğitim vb.) dikkate almalıdır. İşverenin yönetim hakkını dürüstlük kurallarına uygun kullanması gerekir.

C. Üçlü İş İlişkilerinde Müteselsil Sorumluluk

Birden fazla işverenin bulunduğu üçlü iş ilişkilerinde (Alt işverenlik, işyeri devri), işçinin alacaklarından tüm işverenler müteselsilen (birlikte) sorumlu tutulabilir.

İlişki Türü

Sorumluluk Kapsamı ve Süresi

Önlem ve Risk Yönetimi

Asıl İşveren – Alt İşveren

Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı İş Kanunu, iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluk kanundan doğan emredici bir hükümdür.

Alt işverenle yapılan sözleşmede, işçilik alacaklarının alt işveren tarafından ödeneceğine dair hüküm bulunsa bile, bu durum işçiye karşı asıl işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İhtilafta asıl işveren ödeme yaparsa, alt işverene rücu hakkı doğar.

İşyeri Devri

Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte (müteselsilen) sorumludur.

Devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. Kıdem tazminatında ise devreden, kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı sorumlu tutulur. Devirden sonra fesih olursa ihbar ve yıllık izin ücretinden sadece devralan sorumludur.

İş Sözleşmesinin Devri

İş sözleşmesinin devri, işçinin yazılı rızasıyla mümkündür. Devralan işveren, işçinin kıdeme bağlı haklarında (kıdem tazminatı, yıllık izin vb.) işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihi esas alarak tüm hizmet süresi üzerinden sorumlu olur.

İş sözleşmesinin devrinde, işyeri devrinin aksine, devreden işverenin müteselsil sorumluluğuna ilişkin açık bir kanun hükmü yoktur. Ancak devralan, işçinin tüm hizmet süresi üzerinden kıdeme bağlı haklardan (kıdem tazminatı gibi) sorumlu tutulur.

Analoji:

 

Tazminat yükümlülüğünden kaçınmak isteyen bir işveren, bir araba yarışında sadece hızlı gitmeye değil, aynı zamanda hukuk sigortası (SGK/İSG kuralları) ve araç bakımı (doğru yönetim/sözleşme prosedürleri) yapmaya odaklanan bir yarışçıya benzer. Hız (üretim/kâr) önemlidir, ancak kuralları ihlal etmek veya bakım eksikliği (ihmali kusur) nedeniyle kaza yapmak (iş kazası/dava), sadece yarışı kaybetmenize değil, aynı zamanda size rücu edilecek onarım ve tazminat faturalarının (milyon TL’ye varan rücu borçları) ömür boyu sürecek maliyetine yol açar. Proaktif yönetim, sadece maliyetten kaçınmak değil, aynı zamanda yarışın tamamını güvenle tamamlamanın tek yoludur.

× Nasıl Yardımcı Olabiliriz?